Çanakkale’yi Kim İşgal Etti? Gerçekten Mi, O Kadar Kendi Kendimize mi Sorduk?
Günlerden bir gün, çok eski zamanlarda, Çanakkale’yi kim işgal etti diye kafamda bir soru belirdi. Yani, zaten hep söylenir ya, “Çanakkale Geçilmez!” Peki, o zaman gerçekte kim, ne zaman, nasıl işgal etti? Hani o film sahnelerinde ya da okulda gördüğümüz hikayelerdeki “Çanakkale destanı” falan var ya, bende tam olarak bu soru vardı: “Kim işgal etti?” Gerçekten… Kim işgal etti?
Bu yazıda biraz kendi kafamı karıştırarak, biraz da sizi güldürerek bu sorunun peşine düşeceğim. Hazırsanız, başlıyoruz!
Tarihi Ezberlemenin Zorlukları
Her insanın hayatında bir dönem, “Tarihi ezberlemenin” zorlukları vardır. Hele ki lise yıllarında, “Çanakkale’yi kim işgal etti?” gibi bir soru sormak, cidden önemli bir şeymiş gibi görünür. O yaşlarda, insanın kafasında sorular biraz dağınık olur. İşte öyle bir dönemde, tarih öğretmeni bir gün “Çanakkale’yi kim işgal etti?” diye sorar ve sınıfın büyük kısmı aniden bir sessizliğe bürünür.
İçimden:
“Bu soruyu sorması ne kadar güzel bir espri. Tabii ki, ‘İngilizler’ demek lazım, ‘Fransızlar’ falan… Ama kimseyi rahatsız etmeden, tam yerinde bir cevap vermek zorundayım.”
Dışımda:
“Tabii ki, İngilizler! Fransızlar da var, ama en çok İngilizler aklımda. Evet, doğru cevap!”
O sırada herkesin kafasında tam olarak ne olduğunu düşünmek zor. Ama bir şey var, her şeyin ilk kez öğrenildiği anlarda kafanızı o kadar çok kurcalayan sorular olabilir ki… Hani bazen düşünüyorsunuz ya, “Kim, neden işgal etti, biz nereye bakıyorduk?”
O anlarda, kafanızı sağa sola çevirip bir bakıyorsunuz, herkesin tek düşündüğü şey şu: “Çanakkale’yi kim işgal etti, değil mi?”
O Zaman Çanakkale’yi Kim İşgal Etti?
Tam bu noktada şunu söylemek isterim: Çanakkale’yi kim işgal etti diye sorarken, aslında biraz daha derine inmeliyiz. Yani, olay sadece tarihsel bir bilgi olmaktan çıkıp, zamanın ruhunu yakalamaya dönüşüyor. Hani, “İngilizler, Fransızlar” denirken bile bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorsunuz. Sanki bu soruya anlamlı bir cevap bulmak, günümüzün kafa karıştırıcı soruları kadar zor.
İçimden:
“Ha, aslında işgal etmek derken, işgal ettiğimiz zamanları da hatırlamalıyız. Bu tarih sadece askeri bir zafer ya da kayıp değil, aynı zamanda bizlerin nasıl düşündüğünün bir örneği.”
İngilizler, Fransızlar ve bir de bizim aziz Türk askerimiz, hep aynı sahnede. Ama işgal deyince, herkes bir anlığına duraklıyor. Çanakkale Savaşları’nı sadece okul kitaplarından, derslerden veya minik videolardan biliyoruz. Ama bir de düşünün, o sahneleri gerçekte yaşamak vardı.
Çanakkale ve Yaşadığımız Günler
Ama bir de günümüz Çanakkale’si var tabii. Yani, bugün Çanakkale’yi kim işgal etti diye sormak yerine, İstanbul’dan Çanakkale’ye gitmek için doğru yolda mıyım, onu sorguluyorsunuz. O yolculukla ilgili binlerce anı biriktiriyorsunuz. O tarihi birikim, sadece geçmişi öğrenmekle değil, günümüzde de devam ediyor. Bu yüzden soruyu sormak, belki de hala önemli değil. Ama herkesin “Kim işgal etti?” diye sormaya hakkı var, diyorum.
Bir arkadaşım, Çanakkale’yi gezerken nasıl harita kullanmayı unutmuş. Bu klasik “Google Maps bana yanlış gösteriyor” durumu var ya, tam olarak o. Öyle bir hata yapıyorsunuz ki, harita ‘Kıyıdan sağa dön’ diyor ama “Sağa dön” yerine, “Yok ben solu tercih ederim!” diyorsunuz. Sonuçta Çanakkale’yi gezmeye gidiyorsunuz ama bir türlü “İstanbul’a ne zaman varacağım?” sorusunu sormak zorunda kalıyorsunuz.
Dışımda:
“Ahh, işgal ettiğimiz Çanakkale’yi kaybettik! Kaybolduk yani.”
İçimden:
“Ya da belki de kaybolmadık, ama yol bir şekilde kayboldu.”
Sonuç: Çanakkale’yi Kim İşgal Etti?
Neyse, demek istediğim şu: Çanakkale’yi kim işgal etti sorusu aslında tek bir cevaba indirgenebilecek bir şey değil. Bizim her zaman o soruya verdiğimiz cevap farklı olacak. Ama burada esas mesele, herkesin zaman zaman tarihsel olayları, ama çoğu kez de sıradan hayatı, kendi perspektifinden sorguluyor olması.
İşgal meselesi, sadece Çanakkale’yle sınırlı değil. Hatta günümüzde “işgal” dediğimizde, bazen kendi sınırlarımızı bile sorguluyoruz. Mesela evimizde çamaşır makinesinin bozulması bile bir tür işgal gibi hissedilebilir.
Evet, bir gün Çanakkale’yi kim işgal etti sorusuna doğru cevabı bulduğumuzu düşünerek bitiriyoruz ama bence, hayatın her anında aynı soruyu bir kez daha sormamız gerekebilir. Çanakkale’yi kim işgal etti? Kimse! Çünkü kimseyi kaybetmek için çok zorlandık, ya da kaybettiğimizi sanıyoruz.
İçimden: “Gerçekten kimseyi kaybetmedik, belki de hiçbir zaman kazanmadık. Ama yine de devam ediyoruz, işte böyle…”