İçeriğe geç

Gök Türkler kimlerdir ?

Gök Türkler Kimlerdir?

Gök Türkler, tarihe damgasını vurmuş, Orta Asya’nın o sert, haşin topraklarında hüküm sürmüş ve dünya tarihine yön veren bir Türk kavmi. Ama ne kadar yön verdiği, nereye yön verdiği ve bizlere nasıl bir miras bıraktığı konusundaysa biraz daha tartışmalı. Hani bazen tam karşısındaki insanı görmeden tartışmaya başlarsınız ya, işte Gök Türkler de böyle bir halk. Hem çok övülür, hem de zaman zaman göz ardı edilir. Ne denli önemli oldukları konusunda görüş birliği yok ama bir şey kesin: Herkesin Gök Türkler hakkında söyleyecek bir şeyi var.

Gök Türkler, kendilerine bir imparatorluk kurmuş, Türk adını tarihte ilk defa bu kadar büyük bir şekilde duyurmuş ve Çin ile olan ilişkileriyle kendilerini her zaman hatırlatmışlardır. Ancak bu tarihten bugüne kadar Gök Türklerin mirası konusunda sahip olduğumuz perspektifler, genellikle sübjektif. Bu yazı, Gök Türklerin kim olduğunu tartışırken, geçmişin değerlerini ve günümüzün bakış açısını keskin bir şekilde ele almayı amaçlıyor. Hem sevdiğim yönleriyle hem de sevmediğim yönleriyle, Gök Türkler kimdir sorusunun cevabını arayalım.

Gök Türkler’in Güçlü Yönleri

1. Orta Asya’da Hakimiyet

Gök Türkler, Orta Asya’nın tam ortasında, Türk milletinin adını tarihe kazandırmakla kalmamış, aynı zamanda büyük bir devlet kurarak bölgesel ve küresel ölçekte önemli bir güç haline gelmişlerdir. Bu, günümüzde bile hala tarihin ders kitaplarında yer bulacak kadar büyük bir başarıdır. O zamanlar, Orta Asya’da Çin, Pers ve Bizans gibi büyük medeniyetler varken, Gök Türkler’in dünya tarihindeki etkisi göz ardı edilemez. Onlar, savaşçı ruhları ve geniş topraklarıyla Türk milletinin Orta Asya’daki öncülerindendir.

2. Türklüğün Adını Yükseltmeleri

Gök Türkler, adlarını sadece Orta Asya’da değil, aynı zamanda dünyanın dört bir yanında duyurmayı başardılar. 552 yılında kurdukları Gök Türk Kağanlığı, Türk ismini resmi anlamda dünya sahnesine tanıttı. Bugün Türk milletinin gururla taşıdığı isim, büyük oranda bu dönemin mirasıdır. Hem Batı’da hem Doğu’da varlıklarını hissettiren bu devlet, Türk halklarının birliğini sağlama yolunda da önemli bir adım atmıştır. Kısacası, Gök Türkler, Türk milletinin bir araya geldiği, sesini duyurduğu ilk topluluklardan biridir.

3. Yazılı Kaynaklar ve Orhun Yazıtları

Gök Türkler, Türk tarihindeki ilk yazılı belgeleri bırakan topluluklardan birisidir. Orhun Yazıtları, Gök Türkler’in sadece savaşçı değil, aynı zamanda bir kültür ve medeniyet kurucusu olduklarını gösteren en önemli belgelerdir. Hem kendi tarihlerini hem de devlet anlayışlarını yazıya dökerek, geleceğe sağlam bir kültürel miras bırakmışlardır. Bugün bile Orhun Yazıtları’nı inceleyerek, Türk tarihinin köklerine inebiliriz. Ancak tabii ki bu yazıtların bir kısmı, bir devletin egemenlik anlayışını ve “güçlü olmak” gerektiği fikrini de beslemiş; biraz militarist bir izlenim bıraktığını da söylemeden geçemem.

Gök Türkler’in Zayıf Yönleri

1. İçsel Bölünmeler ve Çöken İmparatorluk

Gök Türkler’in en büyük zayıflığı, belki de içsel bölünmeleridir. Kurdukları büyük imparatorluk, güçlü bir askeri yapı ve etkili bir devlet yönetimine sahipti; fakat iç çekişmeler, taht kavgaları ve yönetim sorunları Gök Türk Kağanlığı’nı zayıflatan unsurlardan biri oldu. Gök Türkler’in imparatorlukları bir süre sonra pek çok küçük parçaya bölündü. Bir halk, içeriden çökmek için yeterince yetenekliyse, dışarıdan gelen tehditlere karşı da zayıf düşer. Bu sebeple, güçlü başlangıçlarına rağmen uzun süre ayakta kalamadılar.

2. Çin’le İlişkilerdeki Dengesizlik

Gök Türkler, Çin ile olan ilişkilerinde de sıkıntılar yaşamışlardır. Çin, bu dönemde büyük bir imparatorluk olarak bölgeye hâkim olmaya çalışıyordu ve Gök Türkler’in bağımsızlıkları, Çin için büyük bir tehdit oluşturuyordu. Zaman zaman Çin’e karşı büyük zaferler kazanmış olsalar da, Çinliler ile yapılan ittifaklar, Gök Türkler’in stratejik kararlarında büyük sorunlar yaratmıştır. Çin’in kültürel ve askeri üstünlüğü karşısında zamanla boyun eğmek zorunda kalmışlar ve tarih boyunca Çin’e karşı verilen bu savaşı kaybetmişlerdir. Sonuç olarak, Gök Türkler’in başarıları kadar başarısızlıkları da önemli bir yer tutmaktadır.

3. Aşırı Milliyetçilik

Gök Türkler’in tarihindeki bir diğer zayıf yön de zaman zaman aşırı milliyetçilik eğilimlerine girmeleridir. Türk milletinin üstünlüğüne dair aşırı inanç, aslında Gök Türkler’i bazen dar bir çerçevede düşünmeye itmiş olabilir. Gerçekten de, milliyetçilik ve “ben en iyisiyim” anlayışı, bazen onları geniş düşünmekten alıkoymuş olabilir. Bugünün dünyasında, bu tip “bizden başkası hiçbir şey olamaz” anlayışlarının artık geçerliliği kalmamışken, bu aşırı milliyetçi tutumlar, Gök Türkler için bir sınırlama olmuş olabilir.

Gök Türkler: Tarihsel Bir Gerçek, Modern Bir Soru

Peki, bugün Gök Türkler’den ne öğrendik? Onlar, güçlü bir Türk kimliği ve milliyetini savundular, ama bu idealler ne kadar sürdürülebilir? Gök Türkler’in tarihi bize güç ve direncin ne kadar değerli olduğunu gösterse de, aynı zamanda içsel zayıflıkların da imparatorlukları yıkabileceğini hatırlatıyor. Gök Türkler, bir devleti kurmuş ve büyük bir kültürel miras bırakmış olsa da, bu miras sadece zaferler ve zaferlerden ibaret değildi. O yüzden “Bilelim de, bilelim” diyerek sadece tarihi hatırlamak yetmez, onu günümüzle bağdaştırarak düşünmeliyiz. Gök Türkler kimlerdir? Belki de onlar, hem zaferin hem de zaafiyetin bir simgesidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
hiltonbet güvenilir mi